Xanadu
Projenin temel amacı, kamusal alanın daha nitelikli ve dünya şartlarına uyum sağlamış bir halde kentte nasıl varolabileceğinin bir örneğini oluşturmaktır. Günümüz toplum yapısı giderek kişilerin her geçen gün daha da bireyselleştiği, doğadan uzaklaşıp sentetik hayatlar sürdüğü bir hale gelmiştir; dolayısı ile bu durum, birçok sosyoekonomik ve psikolojik problemi beraberinde getirmektedir. Kamusal alanlar, bu uzaklaşmanın önüne geçebilecek yegane kent donatılarıdır. Kentleri oluşturan ekonomik katmanlaşma, sosyoekonomik refah düzeyi yüksek olan bölgelerde bile kamusal alana yer açılmasına engel olurken, sosyoekomik seviyesi daha düşük olan bölgelerde buna neredeyse tamamen izin vermemektedir. Bu eksiklik ise kent içerisindeki taşıtlı hareketi, kent ulaşım ağlarındaki tansiyonu ve karbon salınımını artırmaktadır. Kamusal alanın yerini ise yüksek yapılar ve/veya alışveriş merkezleri gibi kar sağlanabilecek, tüketime yönelik yapılar almaktadır. Zira hızlı nüfus artışı ve kapitalleşme kentleri bu şekilde kurulmaya zorlamaktadır.
Projede bu konuya bir çözüm önerisi olarak, yoğunlaşan kentlerde kamusal alana ayrılan yetersiz metrekare üzerinden daha fazla sosyal alan tanımlamayı ve bu sosyal alanı ekonomik, sosyal donatılar ile zenginleştirmeyi hedeflemiştir. Açık alan olarak tanımlanan park yüzeyi, engelli rampa standartlarına göre eğimli bir şekilde yükselmekte, altında bıraktığı alanda ise kitap evi, kafe, restoran, çocuk parkı, kreş, müzik stüdyosu (akustik olarak uygunluk), market, atölye alanları, sergi / etkinlik / rekreasyon alanı, güvenlik, revir, tuvalet, veteriner kliniği gibi işlevler barındırmaktadır. Bu sayede kullanıcıların açık alanda geçirdiği zamanın ve bu zamanın niteliğinin artırılması, dolaylı olarak da toplumsal bir iyileştirme hedeflenmektedir.
Park yüzeyini taşıyan betonarme kolonlar aynı zamanda yukarı doğru genişleyerek içerisinde toprağın daha fazla doldurulabileceği, kendi drenaj sistemi bulunan derinlikler yaratmakta ve üzerinde daha büyük ağaçların dikilebilmesine olanak vermektedir.
Çocuk oyun alanı tanımsız katmanlarla üst üste gelerek kullanıcılar için daha yaratıcı bir oyun süreci yaratmayı hedeflemektedir. Günümüz parklarında gördüğümüz basmakalıp, tek şekilde oynanabilecek park mobilyaları yerine, ortasında tanımsız, içinde gezilebilen tepeciklerin bulunduğu, tünellerden geçilebildiği ilk katman oluşturulmuştur. İkinci katmanda ise iki çelik borunun üç boyutta yaptığı asimetrik hareketlerle arasına örülen halatlar ile yine ilk katmanda olduğu gibi çocuklar için tırmanma, asılma, koşma, uzanma, kovalama vs. gibi farklı oyun tiplerine olanak vermektedir. Üçüncü katman ise sığ bir su havuz olarak şekil almaktadır. Bu havuzdaki su seviyesi hava durumuna göre değişiklik gösterebilecek şekilde tasarlanmış ve drenaj sistemi düşünülmüştür. Oyuncular bu katmanlar arasında gidip gelerek sürekli değişen bir oyun deneyimini kendi kendine tasarlamaktadır. Park alanını son olarak, sürekli bir bank yüzeyi ve çimenlik alandan yükselen ağaçların oluşturduğu birer katman da çevrelemekte, sınırlarını belirlemekte ve park alanı ile alanın geri kalanı arasında da güvenliği artırmak amacı ile tampon bölge görevi görmektedir.
Parkın gece boyunca aydınlatılması gerektiği de göz önünde bulundurularak lambalar solar panel ve batarya üniteleri ile gün boyunca kendi enerjisini üretmektedir. Sarmaşıklar ise yüksek sıcaklıklarda gölgelik görevi görmekte ve yaptığı terleme ile yapıların doğal yollarla serinletilmesini sağlayarak enerji verimliliğini artırmaktadır.
Hizmetler
Konsept Tasarım, Planlama, 3B Modelleme, Görselleştirme, Sunum
Görev Süresi
1 ay
Tipoloji
Kentsel Tasarım, Peyzaj, Mimari, İç mimari, Kamusal Alan, Karma Kullanım
Program
Oyun alanı, Yükseltilmiş park, Seyir terası, Güvenlik, Yönetim ofisi, Kreş, Yeniden yapılandırma alanı, Kitap evi, Kafe, Manav, Müzik stüdyosu, Veteriner kliniği, WC, Revir, Atölye ve etkinlik alanları vs.
Konum
Belirtilmemiş
Yıl
2020
Durum
Konsept
Boyut
7.000m²
Müşteri
Cemer Kent Ekipmanları San. Tic. A.Ş.
Ekip
Batuhan Güllü
