Pera Modern Sanatlar Merkezi
Beyoğlu, yüz yılı aşkın süredir İstanbul’un en eski, kültürel olarak zengin, çeşitli, katmanlı ve yoğun yerleşim bölgelerinden biridir. Son yıllarda otoriteler tarafından yönlendirilen bazı kentsel farklılaşmalar çerçevesinde Beyoğlu’nun bu çok katmanlı eklektik dokusu zarar görmekte ve her geçen gün daha gri bir hal almaktadır. Hatta artık Beyoğlu’nun en önemli odağı olan İstiklal Caddesi, eskiden kültürün, sanatın, müziğin, gece hayatının merkeziyken, son zamanlarda daha çok turistler için açık alışveriş merkezine dönüştürülmektedir. Kamusal ve yeşil alanları ise tehlike altındadır. Ama neyse ki Beyoğlu’nun yerleşik dokusu ve sakinleri, bölgenin temel yapısını korumaktadır.
Proje arazisi, günümüzde TRT binası ve kapalı otopark olarak kullanılmaktadır. Arazinin bir tarafından geçen Refik Saydam Caddesi Kasımpaşa ile proje arazinin bulunduğu Pera bölgesini birbirinden tamamen koparmaktadır. Diğer tarafından geçen Meşrutiyet Caddesi ise, üzerinde neoklasik binaların dizili olduğu tek şeritli, çoğu zaman trafiğin olduğu bir caddedir.
Mevcut kurguda proje arazisi Meşrutiyet Caddesi’ne olan cephede geçirgen bir kurgu sağlamamaktadır, genellikle istinat duvarları, merdivenler ve otopark giriş rampalarından oluşmaktadır. Tasarlanan projede Meşrutiyet Caddesi’nin trafiğe kontrollü olarak kapatılıp yayalaştırılması öngörülmüştür. Ayrıca caddenin eğimi, proje arazisi boyunca taşınmış ve Refik Saydam Caddesi cephesinde bir kent terası kurgusu oluştururken, arazinin Meşrutiyet Caddesi cephesinde tamamen geçirgen olması, kente bir park kurgusuyla eklemlenmesi hedeflenmiştir. Yolun eğimini takip eden bu parkın altında, düz ayak bir modern sanat müzesi tanımlanmış, bu eğimin altında oluşan farklı tavan yüksekliklerine sahip hacimler, aynı zamanda da farklı büyüklüklerde eserlerin sergilenmesine olanak tanımıştır.
Park, bulunduğu bölgedeki ulaşım akslarını, pasajları ve ilgili çevre yapıların manzarayla bağlantılarını kesmeyecek şekilde referans alarak, İstiklal Caddesi’nin yoğunluğunu karşılayacak şekilde tasarlanmış ve kitap kafe, restoran, güvenlik, WC, sığ havuz hacmi, heykel bahçesi vs. gibi ek işlevlerle nitelikli bir kamusal alan oluşturması hedeflenmiştir. Park içerisinde farklı yaya ve bisiklet rotaları öngörülerek, parktaki sirkülasyonun olabildiğince akışkan ve engelli ulaşımına uygun olması şartı gözetilmiştir. Aynı zamanda parkın ortasından geçen sığ havuz ve bu sığ havuzun üzerinden köprülerle geçilmesi, aslında üzerinde bir kent müzesinin bulunduğu minyatür bir İstanbul kurgusunu da canlandırmıştır. Parkın üzerine doğru konsol sistem ile anıtsal bir şekilde uzanan ve kütlesini bitişik neoklasik yapıdan alan formuyla iki kat kent müzesi yükselmekte, onun üzerinde de geriye doğru teraslanarak iki kat “unmuseum”, yani müze olmayan ama kent müzesindeki eserleri destekleyebilecek sergi ve etkinlikler için ek hacimler tanımlanmıştır.
Bölgenin en büyük ihtiyaçlarından biri olan otopark problemine cevap verecek 2 kat kapalı otopark hacmi de, modern sanat müzesisinin altında tanımlanmış, Refik Saydam Caddesi tarafından rampalar ile girişi planlanmıştır.
Refik Saydam Caddesine bakan cephede kent terası ve park yüzeyi, yer yer yolun üzerine doğru konsol olarak uzanarak, yoldan gelecek gürültü, kirlilik ve ısıyı engellemesi hedeflenmiş, bu konsol sistemlerin altında tasarlanan modern sanat müzesi cephesi ise ritmik, parametrik güneş kontrol elemanlarıyla, yol tarafında amorf, dinamik bir etki yaratırken, görsel mahremiyeti ve güneş ışığı kontrolünü de sağlamaktadır.
Hizmetler
Araştırma, Planlama, Konsept Tasarım, 3D modelleme, Görselleştirme, Maket, Sunum
Görev Süresi
4 ay
Tipoloji
Sergi, Kültürel, Kamusal Alan, Eğitim, Park, Karma Kullanım
Program
Modern sanatlar müzesi, Kent müzesi, unmuseum, Tiyatro, Atölyeler, Kiralık stüdyolar, Ofisler, Arşiv, Kapalı otopark, Açık hava amfitiyatro, Heykel bahçesi, Kitap evi, kafe, restoran vs.
Konum
Pera, Beyoğlu, İstanbul
Yıl
2017
Durum
Konsept
Boyut
14.500m²
Müşteri
İstanbul Bilgi Universitesi
Ekip
Batuhan Güllü
